Yapay Zekâ ve İş Güvenliği: Endüstride Yeni Dönem
Sanayi devriminden bugüne, makineler ve teknolojiler üretim süreçlerimizi hızlandırdı, verimliliği artırdı ama beraberinde yeni riskler de getirdi. Şimdi ise yepyeni bir dönüşümün eşiğindeyiz: Yapay zekâ (YZ) çağındayız. Bu çağ, iş güvenliği (İSG) açısından da devrim niteliğinde fırsatlar sunuyor. Ancak aynı zamanda, göz ardı edilirse büyük risklere de kapı aralayabilir.
Yapay Zekâ Nedir ve İş Güvenliği ile Nasıl İlişkilenir?
Yapay zekâ, verileri analiz ederek öğrenebilen, tahminler yapabilen ve karar mekanizmalarını destekleyen algoritmalardan oluşur. İş güvenliği sahasında yapay zekânın rolü, çalışanların davranışlarından makine performansına kadar her türlü veriyi toplayıp analiz ederek kazaları önceden tahmin edebilme gücünde saklıdır.
Örneğin:
- Bir işçi baretsiz çalışmaya başladığında, kameralar üzerinden anlık uyarı yapılabilir.
- Fabrika makinelerinin titreşim veya sıcaklık değerleri sürekli takip edilerek arızadan önce önlem alınabilir.
- Büyük şantiyelerde iş makinelerinin birbirine tehlikeli derecede yaklaşması otomatik tespit edilip kaza önlenebilir.
Yapay Zekâ ile Gelen Faydalar
- Gerçek Zamanlı İzleme: Gözden kaçabilecek davranışlar anlık raporlanabilir.
- Tahmine Dayalı Bakım: Makine arızaları kazaya dönüşmeden önce öngörülebilir.
- Veri Tabanlı Kararlar: İnsan gözünün fark edemediği riskler büyük veri sayesinde ortaya çıkar.
- Kaza Sonrası Analiz: Olayın nedenlerini saniyeler içinde detaylı raporlayabilir.
Peki, Riskler Yok mu?
Elbette var. Yapay zekâya tamamen güvenmek, yanıltıcı bir güven duygusu yaratabilir. Kamera sistemlerinde hatalı tanıma, yanlış alarmlar, veri gizliliği gibi sorunlar ciddi şekilde tartışılıyor. Örneğin, bir kameranın baret takmayan bir çalışanı gözden kaçırması, işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ayrıca iş güvenliği tamamen algoritmalara bırakıldığında, çalışanların insani refleksleri ve farkındalıkları körelme riski de doğar.

Dünya’dan Örnekler
- ABD’de bir otomotiv fabrikasında yapay zekâ destekli sensörler, forklift kazalarının %40 oranında azalmasını sağladı.
- Almanya’daki kimya tesislerinde yapay zekâ tabanlı gaz algılama sistemleri, geleneksel sensörlerden %60 daha hızlı tepki veriyor.
- Japonya’da inşaat şantiyelerinde dronelar, işçilerin güvenlik ekipmanlarını giymediğini tespit edip anında denetçilere rapor gönderiyor.
Türkiye’de Yapay Zekâ ve İSG
Türkiye’de yapay zekâ uygulamaları yavaş yavaş iş sağlığı ve güvenliği sahasında görülmeye başlıyor. Özellikle büyük ölçekli fabrikalar, kameralı izleme sistemlerine yapay zekâ entegrasyonu ile iş güvenliği ihlallerini raporlamaya başladı. Ancak orta ve küçük ölçekli işletmeler için bu yatırımlar hâlâ maliyetli.
Burada devlet destekleri, SGK teşvikleri veya işveren sendikalarının ortak projeleri kritik rol oynayabilir. Çünkü kazaları azaltmak, uzun vadede hem insan kaybını önler hem de işletmelere milyarlarca lira tasarruf sağlar.
Geleceğin Senaryosu: İnsan + Yapay Zekâ İşbirliği
Yapay zekâ, tek başına bir çözüm değildir. En ideal senaryo, insan zekâsı ile yapay zekânın işbirliğidir. İş güvenliği uzmanları, yapay zekânın ürettiği verileri yorumlayarak doğru aksiyon almalı. Çalışanlar ise teknolojinin sunduğu uyarıları dikkate alarak proaktif bir güvenlik kültürü geliştirmelidir.
Sonuç
Yapay zekâ, iş güvenliği alanında devrimsel fırsatlar sunuyor. Ancak bu fırsatlar, doğru şekilde yönetilmezse yeni riskler de doğurabilir. Türkiye’de ve dünyada yaşanan örnekler, bu teknolojinin doğru kullanıldığında iş kazalarını ciddi oranda azaltabileceğini gösteriyor.
Nihat KARADENİZ
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Çevre Görevlisi/Bilirkişi