Kimyasal Maddelerle Çalışma: İşletmeler İçin Kritik Riskler ve
Kimyasal maddeler, üretimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Sanayi tesislerinde, atölyelerde, laboratuvarlarda ve bakım alanlarında her gün yüzlerce farklı kimyasal kullanılıyor. Ancak kimyasal riskler çoğu zaman gözle görülmez; etkileri ani değil, birikimli olabilir. Bu nedenle kimyasal güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetiminin en kritik başlıklarından biridir.
Yapılan saha gözlemleri ve denetim deneyimleri gösteriyor ki, işletmelerde kimyasal maddelerle ilgili uygunsuzluklar hâlâ ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Bu yazıda, kimyasal risklerin işletmeler açısından neden stratejik bir konu olduğunu, en sık karşılaşılan eksiklikleri ve profesyonel denetim yaklaşımının neden gerekli olduğunu ele alıyoruz.
Kimyasal Maddelerle Çalışma Neden Yüksek Risklidir?
Kimyasal maddeler;
- Solunum yoluyla vücuda girebilir,
- Cilt temasıyla emilebilir,
- Yanıcı ve patlayıcı ortam oluşturabilir,
- Uzun vadede meslek hastalıklarına neden olabilir.
Özellikle solventler, asit-baz grupları, ağır metaller, boya ve kaplama kimyasalları; kontrolsüz kullanıldığında hem çalışan sağlığını hem de tesis güvenliğini doğrudan etkiler.
Kimyasal riskler çoğu zaman üç başlıkta toplanır:
- Sağlık riskleri (zehirlenme, alerji, kanserojen etki)
- Fiziksel riskler (yangın, patlama, reaksiyon)
- Çevresel riskler (toprak ve su kirliliği)
Bu nedenle kimyasal güvenlik yalnızca bir İSG konusu değil, aynı zamanda çevre ve sürdürülebilirlik meselesidir.
İşletmelerde En Sık Görülen Kimyasal Uygunsuzluklar
Sahada yapılan üçüncü göz denetimlerinde ve İSG incelemelerinde öne çıkan başlıca sorunlar şunlardır:
1. Güncel ve Erişilebilir SDS Eksikliği
Güvenlik Bilgi Formu (SDS), kimyasal yönetiminin temel dokümanıdır. Ancak birçok işletmede:
- SDS’ler güncel değil,
- Çalışma alanında erişilebilir değil,
- Çalışanlar içerik hakkında bilgi sahibi değil.
Acil bir dökülme veya maruziyet durumunda bu eksiklik ciddi sonuçlar doğurabilir.
2. Kimyasal Depolama Hataları
Yanıcı ve parlayıcı kimyasalların standart dolaplarda saklanması, asit ve bazların bir arada depolanması veya gaz tüplerinin sabitlenmemesi en sık karşılaşılan risklerdendir.
Doğru kimyasal depolama için:
- Sınıflandırılmış depolama alanları,
- Uygun havalandırma,
- İkincil sızdırmazlık sistemleri,
- Patlamaya dayanıklı ekipman
zorunludur.
3. Yanlış Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi
Her eldiven her kimyasala dayanıklı değildir. Filtre tipi uygun olmayan maskeler koruma sağlamaz. Ancak birçok işletmede KKD seçimi, kimyasalın özellikleri analiz edilmeden yapılmaktadır.
Bu durum görünürde önlem alınmış gibi görünse de gerçekte maruziyet devam eder.
4. Kimyasal Risk Değerlendirmesinin Yüzeysel Yapılması
Standart bir risk değerlendirme formu doldurmak yeterli değildir. Kimyasal maruziyet;
- Süre,
- Yoğunluk,
- Ortam koşulları,
- Çalışan sayısı,
- Kapalı alan durumu
gibi parametrelerle detaylı analiz edilmelidir.
Kimyasal Risk Yönetiminde Profesyonel Yaklaşım Neden Önemlidir?
Kimyasal güvenlik, yalnızca mevzuat gerekliliği olarak ele alındığında eksik kalır. Doğru yaklaşım; sistem kurmak, izlemek ve sürekli iyileştirmektir.
Etkili bir kimyasal yönetim sistemi şunları kapsamalıdır:
- Detaylı kimyasal envanter çalışması
- Maruziyet ölçümleri
- Ortam analizleri
- Depolama alanı teknik uygunluk incelemesi
- SDS kontrolü ve güncelleme
- Eğitim ve uygulamalı tatbikatlar
Burada devreye bağımsız ve uzman bir denetim bakışı girer.
Üçüncü Göz Denetimi ile Kimyasal Riskleri Gerçekten Görmek
İşletme içinde rutin kontroller yapılabilir. Ancak zamanla “alışılmış riskler” fark edilmez hale gelir. Bağımsız bir denetim;
- Görünmeyen eksikleri ortaya çıkarır,
- Mevzuat uyumsuzluklarını netleştirir,
- Olası idari yaptırımları önceden tespit eder,
- Yönetim için somut aksiyon planı oluşturur.
Özellikle kimyasal depolama alanları, solvent kullanım noktaları, boya kabinleri, kapalı tank çalışmaları ve laboratuvar ortamları detaylı teknik inceleme gerektirir.
Kimyasal Güvenlikte Denetim ve İyileştirme Süreci
Profesyonel bir kimyasal denetim süreci genellikle şu adımlardan oluşur:
- Mevcut durum analizi
- Doküman incelemesi (SDS, risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları)
- Saha gözlemi ve teknik ölçümler
- Uygunsuzluk raporu ve önceliklendirme
- Düzeltici faaliyet planı
- Takip denetimi
Bu yapı sayesinde işletme yalnızca eksiklerini görmekle kalmaz, sürdürülebilir bir kimyasal güvenlik sistemi kurar.
Kimyasal Maddelerle Çalışmada Yasal ve Finansal Riskler
Kimyasal kaynaklı bir iş kazası veya meslek hastalığı;
- İdari para cezaları,
- Faaliyet durdurma,
- Tazminat yükümlülükleri,
- İtibar kaybı
gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sonuç: Kimyasal Güvenlikte Profesyonel Destek Artık Bir Tercih Değil
Kimyasal maddelerle çalışılan her işletmede risk vardır. Önemli olan bu riski yönetilebilir hale getirmektir. Yüzeysel önlemler yerine, sistematik ve uzman bakış açısıyla yürütülen denetimler; hem çalışan sağlığını korur hem de işletmenin hukuki ve finansal risklerini minimize eder.
Kimyasal risklerinizi objektif bir gözle değerlendirmek, depolama alanlarınızı teknik açıdan analiz ettirmek ve mevzuata tam uyum sağlamak istiyorsanız, bağımsız denetim yaklaşımı büyük fark yaratır.
Nihat KARADENİZ
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Çevre Görevlisi/Bilirkişi